öğretmen haberleriMEBEk DersMahmut ÖZERUzman ÖğretmenlikÜcretli ÖğretmenlikPiktesEğitimMilli Eğitim Bakanlığı
DOLAR
18,6404
EURO
19,5785
ALTIN
1.060,98
BIST
4.957,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
13°C
İstanbul
13°C
Çok Bulutlu
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Az Bulutlu
17°C

Bir Öğretmen Şiirinin Acı Öyküsü ve O şiir

Bir Öğretmen Şiirinin Acı Öyküsü ve O şiir
23.11.2022 17:41
A+
A-
Advertisement

Şefik Eren Sınıg,1925 yılında Konya Seydişehir’de dünyaya gelir. Küçük yaşta hem öksüz hem yetim kalır. Denizli’nin Çivril ilçesinde yaşayan eniştesi öğretmen  Osman Gürkan  küçük Şefik’e sahip çıkar..

Osman Gürkan, Isparta Gönen Köy Enstitüsü’nün Tarım Öğretmeni’dir. Küçük Şefik’in elinden tutar. Şefik de Enstitü’yü bitirir, öğretmen çıkar. Afyon’un Dinar ilçesine bağlı Sütlaç köyünde göreve başlar.

En güncel MEB personel haberleri, öğretmen haberlerini google haberlerde takip edin : Öğretmen Haber

En güncel MEB personel haberleri, öğretmen haberlerini instagramda takip edin : Öğretmen Haber

Okuldan yakın arkadaşı Mehmet Aydeniz de komşu köyde öğretmendir. Bir hafta sonu Bostancı köyünde buluşurlar, gençlerle top oynamaya başlarlar. Ne var ki futbol topu patlar. Şefik Öğretmen ve arkadaşları, topu onarmak için okula girerler. İşte ne olduysa o an olur. Okulun duvarı ansızın çöker. Şefik Öğretmen altında kalır. Güçlükle çıkarılır enkazdan, güçlükle Çivril’e taşınır. Ancak hekimler çaresizdir. Şefik Öğretmen, Sütlaç köyüne geri götürülür.

Artık ölüm döşeğindedir. Bilinçli bilinçsiz, sadece öğrencilerini sayıklamaktadır. Son nefesini vermeden son sözlerini söyler:

“Bana çiçek getirin, dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin.”

Takvimler 1949 yılının ekim ayını göstermekte, günlerden perşembedir. 24 yaşında hayata veda eden Şefik Öğretmen, bir Cuma vakti Çivril’de toprağa verilir.

O gün cenaze törenine katılanlardan biri, şair Ceyhun Atuf Kansu’ya anlatır yaşananları. Aslında bir hekim olan ve meslek yaşamı boyunca Anadolu’nun en ücra köşelerini dolaşan Kansu, öylesine duygulanır ki bir anda dökülür kaleminden bu eşsiz mısralar…

Aradan yıllar geçer ve “Dünyanın Bütün Çiçekleri” bu kez Selda Bağcan’ın sesi ve müziğiyle işler yüreklerimize…

Şefik Öğretmen’in mezarı Çivril’de, yüksekçe bir tepede… O tepe, özellikle de ilkbaharda rengarenk çiçeklerle bezeniyor. Kır ve dağ çiçekleriyle.

Dünyanın bütün çiçekleriyle…

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ…

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Bütün çiçekleri getirin buraya,

Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer

Bütün köy çocuklarını getirin buraya,

Son bir ders vereceğim onlara,

Son şarkımı söyleyeceğim,

Getirin getirin…ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,

Kaderleri bana benzeyen,

Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,

Geniş ovalarda kaybolur kokuları…

Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,

Hepinizi hepinizi istiyorum, gelin görün beni,

Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini

Bacımın suladığı fesleğenleri,

Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,

Avluların pembe entarili hatmisini,

Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın.

Aman Isparta güllerini de unutmayın

Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.

Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,

Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,

Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,

Ne güller fışkırır çilelerimden,

Kandır, hayattır, emektir, benim güllerim,

Korkmadım, korkmuyorum ölümden,

Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Baharda Polatlı kırlarında açan,

Güz geldi mi Kopdağına göçen,

Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen.

Muş ovasından, Ağrı eteğinden,

Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden

Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,

Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

En güzellerini saymadım çiçeklerin,

Çocukları, öğrencilerimi istiyorum.

Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,

Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,

O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.

Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,

Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,

Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum.

Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,

Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,

Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,

Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,

Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Okulun duvarı çöktü altında kaldım,

Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,

Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,

Advertisement

Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,

Yurdumun çiçeklenmesi için daima, yaşadım,

Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.

Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.

Ceyhun Atuf Kansu

Yorumlar

  1. lotus dedi ki:

    Ögretmenlik mesleği cok kutsal 24 saate sıgdirilmayacak bir meslek bu siiri her okudugumda duygulanirim.Butun ogretmenlerimin ogretmenler gununu kutluyorum.