Bir “tavşan kaç, tazı tut” hikayesi devam ediyor

Piyasaları en güzel ifade eden söz, tavşan kaç tazı tut. Piyasa yönetmenleri sabit gelirliye tavşan, giderlere ise tazı rolünü veriyor. Tazıyı öyle bir besliyor ki tavşanın kaçma şansı yok. Tazı keyfine göre oynuyor ya  tavşanlar…. Aslında tavşana da tazıya da bu rolü biçen aynı kafa. İstese tavşana güçlü rolü veremez mi? Bal gibi verir, ama çiftlik öyle kötü durumda ki…

Tüm gider kalemlerine yıllık asgari  % 120 üstü zam yapılırken yani tazı beslenirken, tavşana %50’ler 60’lar lutfediliyor.

İşin garip tarafı özel sektör kiraya, hizmete, ürünlere zam yaparken ki yaptıkları yanlış enflasyon körüklenmiş oluyor.

TÜİK (Devletimizin Kurumu) yıllık enflasyonu %82 açıklıyor. Aynı TÜİK yeniden değerleme oranlarını %122 açıklıyor. Yine devletimiz tüm cezalara, vergilere harçlara resmi enflasyon %82 iken %100 üzeri zam yapıyor. Bu durum enflasyonu körüklemiyor!

İş memura, işçiye gelince %30’lu 35’li rakamlar konuşuluyor.

Sabit gelirlinin maaşına yapılan zam her zaman giderine yapılan zammın altında kalıyor. Ve zammı belirleyen devletimiz kendi payına düşenlere verdiğinin en az %20-30 üstünde zam yapıyor.

Senaryo böyleyken sorarım size bu tavşan bu tazıdan nasıl kaçsın?

Yorum yapın