hava 29° Parçalı Bulutlu/Rüzgârlı
DOLAR 17,9131 % % 0.02
EURO 18,2474 % % -0.72
GRAM ALTIN 1.022,97 % % -0,84
ÇEYREK A. 1.672,56 % % -0,84
BITCOIN 23.078,60 % -0.38
SON DAKİKA
Google News

Köy Okulları Ülkemizin Geleceğidir Ama….

Son Güncelleme :

29 Haziran 2022 - 21:42

Köy Okulları Ülkemizin Geleceğidir Ama….

Köy okulları ülkemizin geleceğidir. Köy okullarından yetişen bir çok öğrenci bugün ülkemizin önemli noktalarında görevler almaktadır. Ama maalesef ki köy okulları ihmal ediliyor.

köy okulları

  • Kırda var olmayı ve eğitimi de bir başka farklı varoluş ve eğitim biçimi olarak görmek mümkün mü?
  • Köyü ve köy okulunu hasta yerine belki şehrin ve şehirdeki okulların hastalıklarına deva ve ilham kaynağı olarak görmek mümkün mü?
  • Köy okullarındaki eksiklikleri farklı yollarla gidermek, fırsatlarını en iyi biçimde kullanmak için çaba sarf etmek mümkün mü?
  • Köy okulunun bir eğitim kurumu olmasının ötesindeki anlamını ve kimliğini fark ederek kırsaldaki eğitim politikalarını belirlemek mümkün mü?

Eğitim Sistemimizde sürekli belirli kavramlara odaklanılır: eşitlik, fırsat eşitliği, imkanların eşitliği… Ancak köy okulları için bu durum hiç bir zaman böyle olmadı.

Hatta MEB bile köy okullarına gereken önemi vermiyor. İnternette biraz araştırma yaparsanız köy okullarına yardım için açılmış onlarca site ve sayfa görebilirsiniz. Yardım iyidir evet ama köy okullarını yardıma muhtaç eden kim?

Milli Eğitim Bakanlığı temel eğitim okullarına (ilköğretim) kaynak ayırmıyor. Ortaöğretim’de kaynak sıkıntısı yok. Ben bugün ki yazımda eşitlik derken nasıl eşit davranılmadığından bahsedeceğim.

Neden köy okulları yardıma muhtaç bırakılıyor?

Neden şehir merkezlerinde ki okullara yardım toplayan yok?

Sebep belli… Maalesef İlçe Milli Eğitim Müdürleri bile köy okullarını önemsemiyor. Bunun çeşitli sebepleri var.

  1. Sebep zaten köy olması.
  2. Sebep köy okullarına yapılan iyileştirmeler ile yeterince reklam yapılamıyor olması (Reklam evet çağımızın en büyük sahte olgusu.)
  3. Köylerde yaşayan vatandaşlarımızın bu duruma itiraz edecek şikayet edecek bilinçte olmaması.

Şehir Merkezlerinde 300 öğrencisi olan bir okulda 5 6 adet İŞKUR personeli çalışırken köy okullarında sayısı 150 bile olsa 1 personel çalışıyor. Bunun amacı nedir? İyi niyetle bakmak mümkün müdür?

Köy okulları tüm ihtiyaçlarını okul idaresi ve öğretmenlerin(velilerinde katılımıyla) çabalarıyla ayakta kalmaya çalışıyor.

Şehir Merkezlerindeki okullar yetkililerin reklam aracı olarak görülürken köy okulları ihmal ediliyor. Önemsenmiyor. Bu konuda bakanlığa da bu anlattıklarımı yazmayı düşünüyorum.

Bugün Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Eğitimin Dönüştürülmesi Ön Zirvesi’ne katılmak için Fransa’nın başkenti Paris’e geldi. Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Genel Merkezi’nde bir araya geldiği OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann’a Türkiye’de eğitim alanında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Özer, “OECD, üye ülkelere politika deneyimlerini karşılaştırabilecekleri, ortak sorunlarına çözüm arayabilecekleri, en iyi uygulama örneklerini paylaşabilecekleri bir platform sağlamaktadır. OECD çatısı altında yürütülen öncelikli faaliyet alanlarından biri şüphesiz eğitimdir. Bildiğiniz gibi son 20 yılda Türkiye tüm alanlarda olduğu gibi eğitim alanında da gerçekten çok büyük bir dönüşüme tanıklık etmektedir. Çoğu OECD ülkesinin 1950’li yıllarda üretimdeki küreselleşme, evrenselleşme süreçlerini tamamlamasına rağmen Türkiye, 70 yıl gecikmeyle bu süreci son 20 yılda tamamladı. Okul öncesinde 5 yaştaki okullaşma oranı 2000’li yıllarda yüzde 11 idi, şu anda yüzde 92’ye yükselmiş bulunmakta. Ortaöğretimdeki okullaşma oranları yüzde 44 iken, şu anda yüzde 90’ın üzerine çıkmış bulunmakta. Yükseköğrenimde de net okullaşma oranları yüzde 14’lerden yüzde 48’lerin üzerine çıkmış durumda. Yani Türkiye’de son 20 yılda her eğitim kademesinde eğitim çağı nüfusunun yüzde 90’nın üzerinde eğitime katıldığı çok ciddi bir süreci yaşadık” açıklamasında bulundu.

Bakan Özer, “Birincisi sosyoekonomik seviyeleri düşük olan ve eğitime erişimde zorlanan kesimlerin bu dönemde eğitime tam olarak erişebilmeleri ki bu, eğitimde fırsat eşitliğinin en kritik alanlarından birini oluşturmakta. İkincisi ise kız çocukları. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde kız çocuklarının hem ortaöğretim seviyesinde hem de yükseköğretim seviyesindeki okullaşma oranları, erkek çocukların okullaşma oranlarını geçti. Bu, aslında son 20 yılda eğitimdeki kapsayıcılığın ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından çok kıymetli bir gösterge” diye konuştu.

Bizde buradan soruyoruz. Eğitimde fırsat eşitliği sadece bina yapıp faturaları ödemek midir? Mahmut ÖZER’e tavsiyem köy okullarını da incelemesidir. Ama ihmalkarlık okul yönetiminde mi yoksa amirlerinde mi? Okul müdürünün yapabildikleri kısıtlı.

Milli Eğitim Bakanlığından Talebimiz:

  1. İlköğretim okullarına direkt olarak okula gelmek şartıyla (tüm bütçeyi ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderip köy okullarını ilçe milli eğitim müdürlüklerinin vicdanına bırakmadan) bütçe. Öğrenci sayısına göre bütçe ayrılabilir.
  2. Köy okulları kaderine terkedilmesin. Merkezi okullarda 5 işçi çalışırken köy okullara 1 işçi verilmesin. Bu fırsat eşitliği mi?
  3. Boya- tadilat işleri için her okula her sene ödeme gönderilsin ya da isteyen okullara her sene düzenli olarak boyanabilmesi için fırsat verilsin.
  4. Eğitimde fırsat eşitliği merkezde kolej gibi okullar yapıp reklam yapmak değildir. Önemli olan imkanı kısıtlı olan bölgelere aynı özeni gösterebilmektir.