hava 29° Parçalı Bulutlu/Rüzgârlı
DOLAR 17,9131 % % 0.02
EURO 18,2474 % % -0.72
GRAM ALTIN 1.022,97 % % -0,84
ÇEYREK A. 1.672,56 % % -0,84
BITCOIN 23.078,60 % -0.38
SON DAKİKA
Google News

Mağusa Limanı

Son Güncelleme :

21 Temmuz 2022 - 10:42

Mağusa Limanı

Mağusa,  Kıbrıs’ın ana liman şehirlerinden biridir. Bu üzücü olay Kıbrıs’ın henüz kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmadığı bir dönemde 1943 senesinde yaşanmıştır. 1943 senesinden itibaren günümüze kadar gelen bu türkünün hikayesinde oldukça duygu yüklü olarak karşınıza çıkıyor. Hamal olarak çalışan Ali’nin hüzün dolu öyküsü türkülere yansımıştır. Güçlü ve kuvvetli olan Ali’nin hikayesi sizi şaşırtacak.

Arap Ali, Mağusa limanında hamal olarak çalışmaktadır. Bu esmer teninden dolayı Arap lakabıyla anılan Arap Ali’nin hikâyesidir. Arap Ali, genç yaşta evlenen ve bir çocuğu olan çetin bir gençtir. Neredeyse her akşam işini bitirdikten sonra çalıştığı Mağusa limanı yakınlarında bir meyhaneye gider, günün yorgunluğunu atmak için bir şeyler içer ve evine giderdi. Günleri böyle geçiyordu.

Yine bir gece, Ali işten sonra bir meyhaneye gider. Bu kez meyhaneye girdiğinde İngiliz kolonisine ait 7 Hintli askerin kahkahalar eşliğinde ve saygısız bir tavır sergilediğini görür. Ali’nin gözlerini askerlere dikmiş olmasından endişe duyan Hintli askerler, Ali’ye yaklaşırlar ancak beklenmedik bir şekilde Ali tarafından dayak yiyerek ve meyhaneden ayrılırlar. Ve bu olay o gece tüm Kıbrıs’a yayılır. Bu olaydan sonra arkadaşları Ali’ye bir an önce gitmesini ve rahat bırakılmayacağını söylerler. Ama Ali kaçmayı aklından bile geçirmez. Ali asıl gitmesi gereken onlar der. Ali’nin korkusuz olması etrafta yayılmaya başlar. Ali’nin yaptıklarından dolayı İngilizler tarafından aranmaya da başlar.

Ertesi gün Ali iş çıkışı aynı meyhaneye gider ve bu sefer meyhanede farklı bir atmosferle karşılaşır. Tüfeklerinde süngü olan 7 Hintli asker onu beklemektedir. İçlerinden biri Ali’ye doğru bir adım atar. Ali ilk askeri yumruğuyla yere serer ama diğer 6 askerin süngü darbelerine dayanamaz. Sonunda, yedinci Asker, Ali’yi bir süngü ile bıçaklar. Hızla kan kaybetmeye başlayan Ali’yi ibret olması için Hint askerleri sürükleyerek Mağusa limanına getirirler.

Ve onu orada bırakırlar, olayı öğrenen Ali’nin karısı hızla limana koşar ve kanlar içinde olan Ali’nin yanına gider. Ali’nin ağzından son sözler dökülür :

“ İskeleden çıktım yan basa basa Mağusa’ ya vardım kan kusa kusa.

Mağusa limanı, limandır liman, beni öldürenlerde yoktur din iman ”

sözlerinin ardından Ali ölür.

Ali’nin karısı:

“Uyan Alim uyan uyanmaz oldun yedi bıçak yarasına dayanmaz oldun” diye ağıt yakar.

Bu sözleri duyan mahalle sakinleri, bu sözlerden türkü yaparlar. Yediği bıçak darbeleri ile hayata gözlerini kapayan ali bu türkü sözleri ile hala yaşamımızda yer alıyor.