Öğretim, İlke, Yöntem, Felsefi Perspektif, Kavram, Öğrenme Halkası


Sokrat Tartışması: Sokrat, öğretmenin görevinin öğrencide var olan bilgileri ortaya çıkarmak olduğunu savunur. Öğretmen, öğretimin başında öğrencilere konuya ilişkin ön koşul sayılabilecek kavramları öğretir. Daha sonra öğrencilere çeşitli sorular sorarak öğrencilerin eski bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşmasını sağlar. Böylece öğrenciye eleştirel düşünme ve tartışma becerileri kazandırır. İki aşamadan oluşur. İlk aşamada öğretmen evet – hayır sorularıyla öğrencileri önceki öğrenmelerinden şüphe eder duruma getirir. Öğrencilerin zihinsel dengesizlik yaşamalarını sağlayarak yanlış bilgilerini fark etmelerine yardımcı olunur. Buna ironi oluşturma denir. İkinci aşamada ise yanlışını fark eden öğrenciye önceden planlanmış sorular sorarak doğru bilgi buldurulur. Böylece öğrenci eski bilgilerini kullanarak yeni bilgilere ulaşır.

Sokrat Semineri: Öğretmenin soru – cevabı da kullanarak sınıfta etkili bir tartışma ortamı oluşturmasına dayanır. Öğretmen, öğrencilere anlaşılması zor, farklı anlamlar çıkarılabilecek, üst düzey bir metin ya da akademik ve karmaşık bir konuyu inceletir. Üst düzey metnin incelenmesinden sonra öğrencilere düşünme biçimlerini geliştirici sorular sorulur. Örneğin siyasi partilerin seçim beyannamelerinin incelenmesi; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin aldığı bir kararın gerekçesinin tartışılması.

Öğrenme Halkası: R. Karlpus, Piaget’nin zihinsel gelişim teorisi üzerine oturtarak geliştirmiştir. Bu programın sınıftaki uygulaması üç adımlık bir halkadan oluşmaktadır. Bu aşamalardan hiçbiri ihmal edilmemeli ve sıraları değiştirilmemelidir.

1. Halka: İnceleme veya veri toplama: Birey, öğrenme ortamındaki yeni araç, gereç ve diğer materyalleri öğretmenin veya başka kişilerin yardımıyla inceleyerek deneyim kazanır. Bu deneyimlerden sonra zihinde sorular ve karmaşıklıklar ortaya çıkar ki, bunlar öğrencinin sahip olduğu bilgilerle çözümlenemez. Öğrenci bu yaşantılarla, bu aşamada öğrenmeye hazır hale gelir.

2. Halka: Kavram tanıtımı: Bireye, yeni bir kavram ya da prensibin tanımı verilir. Birey bu kavramı kullanarak yeni kazandığı deneyimlerini yorumlar. Kavram öğretmen tarafından verileceği gibi kitap, film, bilgisayar programı gibi materyallerle de verilebilir. Karlpus, bu ikinci aşamanın birinciyi şiddetle takip etmesini savunur.

3. Halka: Kavram uygulama: Birey öğrendiği kavramı yeni ve farklı durumlarda kullanarak pekiştirme yapar. Bireyin araç – gereç ve malzemeler ile fiziksel deneyimi, öğretmen ve diğer öğrencilerle iletişim faaliyetleri çok önemlidir.

Akvaryum: Öğrencilerin tartışma ve grupla çalışma becerilerinin geliştirilmesinde kullanılır. Özellikle öğrencilerin ilgi duyduğu konularda ya da üzerinde anlaşamadıkları konuların öğretiminde etkilidir. Sınıfın uygun bir yerine çember çizilir ve ortasına bir sandalye konulur. Sınıftaki öğrenciler çemberin dışındadır. Bir konu ortaya atılır. Konu hakkında düşüncelerini ve yorumunu açıklamak isteyen öğrenciler çemberdeki sandalyeye oturur ve konuşur. Diğer öğrenciler gözlemci, dinleyici ve konuşmacıya dönüt vericidirler. Konuşmacılar gönüllülük esasına göre konuşurlar. Görüşler eleştirilmez. Özet ve değerlendirme yapılır ve sonuca ulaşılır.

İç içe iki çember oluşturacak şekilde de oturtulabilirler. İç gruptakiler tartışırlarken dış gruptakiler izler ve soru sorarlar. Bu iki grubun daha sonra yer değiştirmesi sağlanır.

Öykü Oluşturma: Öğrencilerin bir araya getirilerek, belirlenmiş bir konu üzerinde yaptıkları yazılı çalışmalardır. Çalışma giriş, etkinlikler ve sonuç bölümlerinden oluşur. Bu teknikte önemli olarak çocukların birlikte çalışma yapma becerilerini geliştirmedir. Böylece yaratıcı düşünme ve hayal gücü geliştirilerek yazılı ifade becerileri güçlendirilir. Öykü oluşturma çalışmaları, verilen kısa cümleler, resim, fotoğraf, karikatür, gazete haberi vb. üzerinden ya da eksik bırakılmış bir öykünün tamamlanması şeklinde yapılabilir.

Balık Kılçığı Tekniği (Ishikawa Diyagramı – Neden / Sonuç Diyagramı): 1943’te Kouru Ishikawa tarafından geliştirilmiştir. Bir problemin ana ve alt nedenlerini tanımlamaya ve bunları yazılı biçimde yapılandırmaya yardımcı olur. Asıl amaç, ayrıntılı bir neden sonuç ilişkisi ortaya çıkarmaktır. Görüşlerin organize edilmesine ve nedenlerin ortaya konulmasını sağlar. Ancak çözümlerin somut bir biçimde gösterilmesi zordur, bu nedenle problemin çözümünden çok problemin saptanması, tanımlanması ve nedenlerinin ortaya konulması için kullanılmalıdır. Sorun niteliğindeki konu, balığın baş kısmına yazılır. Bu sorunun olası nedenlerini ortaya çıkarmak için ayrıntılı bir şekilde neden – sonuç ilişkisini belirlemeye dayalı olarak kullanılır. Uygulamada bir sorun belirlenerek, temel nedenleri açıklanır. Sonra “bu neden oluştu?” sorusu yöneltilerek verilen cevaplara göre ana neden ve alt nedenler belirlenir. Yani öğrencilerin derinlemesine düşünerek olayları ve ilişkileri organize etmesini sağlar. Problem tanımlandıktan sonra kısa ve öz sözcükler kullanılarak nedenlerin ne olabileceği belirlenir ve okların üzerine yazılır. Daha sonra nedenlerin ayrıntıları üzerinde durulur ve katılımcıların birbirinin görüşüne saygı duyması sağlanır.

Örnek: Türkiye’de son yıllarda boşanma olayının artması

Ana nedenler: Bireysellik, kültürel boşluk, sigara ve alkol kullanımı, ekonomik sorunlar

Alt nedenler: Gelecek korkusu, sosyal korkular (bireysellik); kitle iletişim araçları, geleneksel yapı, sosyal yapı (kültürel boşluk); psikolojik sorunlar, yalnızlık hissi (sigara ve alkol kullanımı); işsizlik, geçim koşulları (ekonomik).

Görüş Geliştirme: Çelişkili, karşıt görüş içeren konular üzerinde gerçekleşen bir tartışma çeşididir. Belirgin ve kutuplaşmış tutumlar içeren konuların olması önkoşuldur. Eleştirel düşünmeyi, başka görüşlere saygı duymayı öğretmek ve öğrencilerde görüşler geliştirmek amacıyla kullanılır. Konu belirlenir ve “tamamen katılıyorum”, “katılıyorum”, “kararsızım”, “katılmıyorum” ve “kesinlikle katılmıyorum” yazılarının yazıldığı kartonlar hazırlanarak duvara asılır. Tartışma konusu tahtaya yazılır. Öğrencilere bu konuya katılma derecelerini belirten kartonların önünde toplanmaları söylenir. Öğrencilere teker teker söz vererek neden bulundukları yerde oldukları sorulur. Açıklamaları bütün sınıfın dinlemesi sağlanır. Tartışmalar sırasında dileyen öğrenci bulunduğu yerden başka kartonun önüne geçebilir. Görüş geliştirme için ayrılan 15 – 20 dakikanın bitiminde, konunun yeterince tartışıldığı, artık daha farklı görüş gelmeyeceği düşünüldüğünde sonlandırılır. Sonuçta şu doğrudur, şu yanlıştır gibi bir karara varmaktan özellikle kaçınılmalıdır.

Kartopu: Tüm öğrencilerin katılımını gerektiren ve sağlayan bir tekniktir. Uygulama başlarken öğretmen bir konu verir ve tüm katılımcıların önce bireysel olarak bu konuyu düşünmelerini ister. Hemen ardından iki kişilik ekipler oluşturulur ve bu ekipler düşüncelerini birbirleriyle paylaşırlar. Daha sonra bu tartışmalar dörderli ve sekizerli gruplarda devam eder. Son aşamada gruplar görüşlerini tüm sınıfa sunarlar. Böylece tartışan grup giderek büyür ve sonuçta elde edilen sonuçlar paylaşılır.  

İstasyon: Farklı etkinliklerden yararlanarak tüm öğrencilerin ortak bir ürün ortaya koyması amacıyla kullanılır. Yapılan farklı etkinliklerle; yarım bırakılan bir işi tamamlama ve başkaları tarafından önceden yapılan işleri ileri götürmeyi öğretmek de amaçlanır. Öğrenci merkezli bir yöntemdir ve işbirliği içerisinde çalışma alışkanlığı kazandırmak, yaratıcı düşünceyi, iletişim becerilerini geliştirmek ve özel yetenekleri ortaya çıkartmaktır. Sınıfın önüne üç – beş masa aralıklı biçimde konularak her biri bir istasyon olarak tanımlanır. İstasyonların isimleri yaptırılmak istenen etkinliğe göre değişir. Oluşturulan gruplar sırasıyla bu masaları dolaşır. Tek bir konu belirlenir ve her masada bu konu ile ilgili farklı bir iş yapılacaktır. Örneğin bir masada öykü yazılır, diğer masada afişler hazırlanır, bir diğerinde sloganlar belirlenir. Bu konuyla ilgili daha önce oluşturulan gruplar sırasıyla bu istasyonları belli bir süre içinde dolaşır, böylece bir önceki grubun yaptıklarını ileri götürmeye çalışırlar. Yöntemin uygulanmasını yöneten viri ve her istasyonda gözlem yapacak istasyon şefleri belirlenir. Tüm sınıfla uygulamak zor olabilir. Sınıfta gürültü ve karmaşa olabilir. Gruplardaki bütün öğrencilerin etkin olmasını sağlamak güçtür.

Konuşma Halkası: Öğrencilerin görüş farklılıklarını görmesine ve farklı görüşlere saygı gösterme davranışını geliştirmeye yarayan bir yöntemdir. Bu yöntemin bir amacı da sınıf içinde güven ve saygı atmosferi oluşturmak, öğrenciler arasında ilişkileri ve iletişimi geliştirmektir. Kişinin, kendisini başkasının yerine koyarak onun gibi düşünmesini yani empatik düşünmesini amaçlar. Konuşma halkası bir öykü, canlandırma, olay, resim vb. bir durumla ilgili yapılır. Önce kurallar belirlenir. Konuşma sırasını belirten bir cisim (mendil, silgi, kalem vb.) bulunur. Cisim eline gelmeden kimsenin konuşmayacağı vurgulanır. Öykü anlatılır, okunur, canlandırma izlenir ya da olay açıklanır. Konuşma nesnesi verilerek konuşma başlatılır. Öğrenciye ilgili sorular yöneltilir (Sizce ne hissetmiştir?, sizce ne düşünmüştür?, Siz ne hissettiniz? vb. her bir soru tüm katılan öğrenciler tarafından yanıtlandıktan sonra diğer sorulara geçilir. Her turda yalnızca bir soru konuşulur. Öğrenci konuşmak istemezse “geç” diyebilir ancak öğretmen öğrenciyi cesaretlendirmelidir. Her katılımcı konuştuktan sonra kısa bir özet yapılır ve sonuca ulaşılır. Öğrenci, sonucunda duygularla düşünceleri ayırt etmeyi öğrenir.

Analog (Analoji – Benzetme – Metafor): Benzetim tekniği zaman zaman analog (analoji) tekniği ile karıştırılmaktadır. Analog tekniğinde daha önce öğretilenlere benzetme varken, benzetim tekniğinde ortamı gerçek ortama benzetmek esastır. Bilinmeyen bir olayı bilinen bir olayın koşullarında düşünerek, iki olay arasında karşılaştırma yapmak, ilişkiler kurmak ve bilinmeyen olayı anlamaya çalışmaktadır. Bilinen durum “kaynak”, bilinmeyen durum ise “hedef”tir. Hedefe ulaşmak için varolan kaynaklardan çağrışım yapılır. Böylece bilinmeyenleri akla uygun hale getirir ve kavram yanılgılarının düzeltilmesinde etkili olabilir.

Büyük kan dolaşımı à Şehir su şebekesi, kalp à ana su deposu, damarlar à su boruları, damarlar kalpten aldığı kanı organlara götürür à su boruları ana depodan aldığı suyu binalara götürür, damarlar başlangıçta kalın iken uç bölgelere doğru gittikçe incelir à su boruları başlangıçta kalın iken binalara ve dairelere giderken incelir.

Anlaşılması zor olan soyut kavramların somut hale getirilmesinde oldukça kullanışlı olan analojilerin, uygunsuz kullanılması ya da çok iyi incelenmeden oluşturulması kavram yanılgılarına ve yanlış anlamalar yol açabilir. Bu sebeple hangi konuda hangi analojinin nasıl kullanılacağı öğretmen tarafından çok iyi tespit edilmelidir. Ayrıca kullanılan analojiler öğrencilerin bilişsel düzeyine uygun, onların anlayabileceği seviyede olmalıdır.

Eğitsel Oyunlar: Bilginin pekiştirilmesini ve daha rahat bir ortamda tekrarını sağlar. Öğrenciye neşeli ve rahat bir ortam yaratır. Konular oyunlarla ilgi çekici hale getirilir. Eğitsel oyunlar öğrenmeye yönelik ve bir amaç için sınıf içinde uygulanmalıdır. Oyunlar tüm öğrencilerin katılımını sağlayacak düzeyde ve esneklikte olmalıdır. Tüm bir dersi bir oyuna ayırmak yerine, oyunu kazandırılacak davranışa göre dersin başına ya da sonuna koymak (5 – 10 dakika) yerinde olur. Eğitsel oyun bir amaç değil, bilginin pekiştirilmesi için bir araç olarak kullanılmalıdır.

Tombala: Öğrenilen konuların pekiştirilmesini sağlayan, aynı zamanda öğrenme sürecini monotonluktan kurtaran tekniklerden birisidir. İşlenen konunun ana kavram ve kelimeleri çıkarılarak tombala kağıtlarına dağınık olarak yazılır. Tombala kağıtları kutuya atılır. Bu kartlar öğrencilere dağıtılır. Öğretmen konuyu anlatırken öğrenciler bahsedilen kavramın üzerini kapatırlar. Yatay, dikey ya da çapraz çizgilerle yan yana üç kutuyu kapatan öğrenci tombala der. Bu işlem bir süre devam ettirilir.

Deney: Bilimsel bir gerçeği kanıtlamak ya da göstermek için yapılan denemedir. Koşullar önceden belirlenmeli ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Denetlenebilir ortamlarda yapılmalıdır. Öğretmen araç gereçleri ve ortamı önceden hazırlar. Deneyi öğretmen yaptıktan sonra mutlaka öğrenciler yapmalı ve bilimsel süreç ile ulaşılacak sonuçlar tartışılarak bulunmalıdır. Esas olan, deneyimin öğrenciler tarafından yapılmasıdır. Deney tekniği, birincil bilgi kaynağıdır. Laboratuarları, sanat odalarını ve okuldaki tüm bilimsel birimleri içerir. Deney, gerçekte bir gözlemdir. Ancak deneyi gözlemden ayıran özellikler denetimli olması ve koşullar değiştirilerek istenildiği kadar tekrar edilebilir olmasıdır.

Argümantasyon: Bilimsel bir konuda düşünceler ileri sürme, destekleme, eleştirme ve değerlendirme sürecidir. Öğrenci bunu yaparken gerekçeler ve kanıtlar sunar. Öğrenciler farklı düşüncelerle karşılaştıklarında ve argümantasyon yaptıklarında kendilerinin ve başkalarının düşünceleri üzerinde derinlemesine düşünebilirler.

İşbaşında Eğitim: Eğitim kurumlarında çeşitli derslerle ilgili uygulamalarda, yaparak yaşayarak öğrenme ilkesine dayalı olarak uygulanır. Benzetişim tekniğinde olduğu gibi çalışma yerinin benzerini yapmaya gerek yoktur. Öğrenci işbaşında eğitilerek iş ile baş başa kalarak işin nasıl yapılacağını öğrenir ve problemlere çözümü kendisi bulur. Özellikle mesleki eğitimde, öğretmen eğitim uygulamalarında ve hizmet içi eğitim uygulamalarında etkili bir şekilde kullanılır. Öğrenciler kazandıkları teorik bilgileri uygulama olanağına sahip olurlar. Anında ve doğrudan başarı ve başarısızlık kontrolü mümkün olmaktadır.

Bilişsel Çıraklık: Öğrencinin bir uzmanı gözleyerek başladığı ve uzmanın giderek azalan desteği ile işi kendi başına yapar duruma geldiği bir öğrenme süreci olarak tanımlanabilir. Öncelikle uzman bir işi ve iş için gerekli süreçleri, öğrencilerin gözleyebileceği biçimde yapar. Öğreticinin gözetim altında öğrenciler beceriyi sergiler. Beceriyi sergileyen öğrenciye öğretmen yardım eder, ipucu verir veya araç önerir. Verdiği bu desteği giderek azaltarak öğrenciye işi tek başına yapma fırsatı verir. Öğrenciler yaptıkları etkinliğin ve çözdüğü problemin aşamalarını açıklar. Kendi sergilediği beceriyi uzmanın veya diğer öğrencilerin sergilediği becerilerle karşılaştırır. Son aşamada öğrenciler hiçbir destek almadan beceriyi kendine özgü şekilde performans olarak sergiler.

Düşün – Eşleş – Paylaş: Problem çözme becerilerini geliştirir. Öğretmen problemi tüm sınıfa sunar. Öğrencilerden probleme ait çözüm yollarını belli bir süre bireysel olarak düşünmelerini ister. Daha sonra bireysel olarak bulunan çözüm yollarının ikili gruplar oluşturularak paylaşılmasını ister. İkili gruplardan sonra üçlü grupların oluşması sağlanır ve bulunan çözüm yolları bu kez üçlü grupla paylaşılır. Bu süreç üçlü grupların ortak çözümünü sınıfa sunmalarıyla tamamlanır.

Komite Görüşmesi: Küçük gruplar oluşturulur ve bu gruplara görevler verilir. Görev verilen grup konuyu derinliğine inceler, çeşitli görüşleri enine boyuna tartışır, fikirleri bir rapor halinde düzenler ve sınıfa sunar. Rapor hazırlanıp sınıfa sunulduktan sonra sınıfça rapor üzerinde tartışma yapılır.

Düşü– Tartış – Yaz – Paylaş: Öğrencilerin birlikte düşünme, karar verme ve hareket etme alışkanlıkları kazanmalarını sağlar. İşbirliğine dayalı takımlar oluşturulur. Öğretmen tüm takımlara açık uçlu, yoruma dayalı bir soru sorar. Takımlar içerisinde yer alan öğrenciler ilk önce bireysel olarak sorunun çözümünü düşünürler ve düşündüklerini bir kağıda yazarlar. takım içerisinde her öğrencinin yazdığı görüşler bir araya getirilir. Takım üyeleri ortaya çıkan görüşleri tartışarak ortak görüşlerini yazarlar. takımlardan ortaya çıkan ortak görüş tüm sınıfa sunulur ve sınıfça tartışma yapılır.

A’dan Z’ye Etkinliği: Bir bilgi biriminin ya da bir kavramın, alfabenin tüm harfleri kullanılarak analiz edilmesidir. Ele alınan kavramla ilgili olarak cümleler kurulur. Kurulan bu cümlelerin baş harfleri alfabetik sıralamayı takip eder ve alt alta yazılır. Her harfin bir cümle ile temsil edilmesi şart değildir. Harfi temsil eden ve kavramla ilgili olan bir kelime kullanılıp alttaki harfle ilişkilendirilebilir.

Öğrenme Galerisi: Öğrencilerin aktif olduğu bir tartışma tekniğidir. Düşüncelerini daha samimi ve sınıf ortamına göre daha rahat bir şekilde sunma şansı sağlar. Değerlendirme ve pekiştirme amacı ile kullanılabilir. Sınıftaki ortak bir düşünce için 4 – 5 soru hazırlanır. Ders saatinden önce her bir kağıda bir soru gelecek şekilde sorular kağıtlara yazılır ve sınıfın duvarlarına asılır. Öğrenciler küçük gruplara ayrılır. Her bir gruba, onu temsil eden bir renk belirlenir ve bu renkte kalemler verilir. Gruplar gözlem kağıtlarına veya duraklara yöneltilir. Gruplar orada yazan soru hakkında yorum yazar. Taslaklardaki ve yorumlardaki karışıklıkları engellemek için raporları sayfanın başından başlayarak maddeler halinde yazmaları istenir. Soruların zorluğuna bağlı olarak biraz süre verilir ve daha sonra yer değiştirmeleri istenir. Grup saat yönünde diğer durağa ilerler. Yeni durakta yorumlarını ekler ve önceki grubun yorumlarına karşılık verir. Raporların, bütün grup üyelerinin düşüncelerini içermesi sağlanır. Bu esnada öğretmen tartışmaya güdülemek için öğrencilere raporları hakkında sorular yöneltebilir. Bu prosedür, gruplar tekrar başlangıç durağına gelene kadar devam eder. Öğrenciler kendi orijinal sorusunu alır ve yazılanları birleştirir. Önceden belirlenen sekreter, diğer grupların elemanlarının da yardımıyla oluşan yorumları özetler ve sınıfa sunar.

Rulman: Öğrenciler iç içe iki çember olacak şekilde dizilirler. İki çemberdeki öğrencilerin yüzleri birbirine dönüktür. Her iki çemberde de eşit sayıda öğrenci vardır. Öğrencilere hedef ya da konu verilir. Öğrenciler konuyu sadece karşısındaki arkadaşıyla tartışır. Belli bir süre sonra dış gruptaki öğrenciler bir yana kayarak arkadaşını değiştirirler. Bu durum bir öğrencinin tüm öğrencilerle tartışmış olmasıyla sona erer. Tüm sınıf bildiklerini birbirlerine aktarmış olur.


Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
2
Üzgün
Sevmedim Sevmedim
1
Sevmedim
Şaşkın Şaşkın
2
Şaşkın
Korkunç Korkunç
1
Korkunç
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Mutlu Mutlu
2
Mutlu
Sevdim Sevdim
2
Sevdim
Komik Komik
3
Komik
sezen sevinç
Geleneksel el sanatları, Resim öğretmeni. Küratör Yazar/Editör Çanakkale'de yaşıyor. Tarihi Yalı Hanı müdavimlerinden. Uluslararası düzeyde sanat festivalleri, çalıştay, disiplinlerarası sergiler ve etkinlikler düzenliyor. Sanat Kahvesi Dergisinin kurucu ve yöneticisi Artida Kültür Sanat Derneği Başkanı Çanakkale Kent Konseyi Mahalle Meclis Yönetim Kurulu Üyesi

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı