Öğretmen ne yapmalı?


“Öğretmenin yolu işçi sınıfının yoludur. Fakir Baykurt’un dediği gibi; Öğretmen yalvarmaz, öğretmen el açmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen ders verir.”

Bir eğitim emekçisi
Balıkesir

eğitim yazıları

İktidarın yoksuldan alan zengine veren ekonomi politikası yaşamımızı giderek zorlaştırıyor. Büyük tekeller, yandaş şirketler, bankalar kârlarını katladı. İşçiler, emekçiler, kamu emekçileri, emekliler, yoksul üretici köylüler açlık sınırında eşitlendi. Son bir yılda, enflasyon karşısında ücretleri hızla eriyen eğitim emekçileri geçinmek için büyük bir mücadele veriyor. Akaryakıt, elektrik, doğal gaz, su, gıda ve temel tüketim malları giderlerini karşılamak giderek zorlaşıyor. Eğitim emekçileri, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için artık hafta sonları dahil her gün çalışıyor.

AKP işbaşına geldiği 2002 yılından bu yana, neoliberal politikaları uyguladı. Kamuyu tasfiye etmek, kamu emekçilerinin iş güvencesini ortadan kaldırmak için çalıştı. Kamuda emekçilere, esnek, güvencesiz, kuralsız bir çalışma dayattı. Kamu personel rejimi reformu vb. adlar altında kamu çalışanlarının hükümet memuru olması için çalıştı. İş güvencesinin ortadan kaldırılması için 657 sayılı Yasa’daki kısmi güvenceler hedef alındı. Gelinen noktada kamuda esnek güvencesiz, kuralsız çalışma “kural” oldu.

Artan enflasyon, döviz kuru, zamlar ve hayat pahalılığı karşısında ücretleri hızla eriyen kamu emekçileri geçinebilmek için; ek işler, ek dersler, borsa, bitcoin, şans oyunları vb. alanlara yöneldi. Şimdi öğretmenlerin büyük çoğunluğu hafta içi akşam, hafta sonu gelir getirici işlerle uğraşıyor. Bir zamanlar teneffüslerde, eğitim-öğretime ilişkin sohbetler yapılıp öğrencilerin durumu konuşulurken şimdi 10 dakikalık teneffüste, ellerinde telefonlar, sohbet konusu; bitcoin, borsa, kağıtlar, şirketlerin hisseleri, almalar, satmalar… Hangi şirket kağıtları değerlenir? Acaba dolar mı alsak? İyi gidiyor. Hep yükselişte. Onu hemen satın alalım… O kağıt hep kazanır…

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU NASIL KARŞILANDI?

Eğitimde “Eşit işe eşit ücret” kuralı çoktan kalktı.

Aynı işi yapan, aynı sınıflarda ders veren, aynı öğretim teknik ve yöntemlerini uygulayan öğretmenler arasında; ücretli, sözleşmeli, kadrolu, uzman öğretmen ayrımı zaten vardı. Şimdi “kariyer basamakları” adı altında bu ayırıma yeni bir “uzman öğretmen, başöğretmen” ekleniyor. Hem de düne kadar karşı çıktığımız bir sınavla. Hem de yaz dönemi bir seminer çalışması, evrak toplama yarışı ile…

Ne yazık ki hangi sendikaya üye olursa olsun, öğretmenlerin hemen tamamı ÖMK’nin yanlış olduğunu söylese de bu sınava katılmak için başvurdu. 1-10 Haziran arasında öğretmenler uzman ve başöğretmenlik için okullara başvuru yaptı. 7 Temmuz-3 Ekim arasında gerekli belgeler hazırlanacak. 19 Kasım’da sınav yapılacak. Öğretmenler 100 soruda 70 puan alırsa başarılı sayılacak.

Anladığımız kadarıyla okul müdürlüklerine, tüm öğretmenlerin sınava başvurmalarının sağlanması için talimat verilmiş. Okul yönetimleri, “Sınav başvurusu yapacak, herkese uzmanlık verilecek” şeklinde bir propaganda yapıyorlar. İsteniyor ki tek bir kişi bile bu rüşvet yasası karşısında durmasın. Örgütlülüğü, örgütlü mücadeleyi, hak verilmez alınır ilkesini dillendirmesin. Bir parmak bala fit olsun.

SENDİKALAR NE İŞ YAPAR?

Hangi öğretmene sorsan; “Bu yasa öğretmenlerin birliğini, dayanışmasını, iş barışını bozar. Öğretmenlik bir uzmanlık mesleğidir. Ama ne yapalım? Sendikalar bir şey yapmıyor. Birleşip bir karşı duruş sergilemiyor. Bizim bu paraya ihtiyacımız var” diyor.

Evet durum bu. Maaşı son 6 ayda üçte birine inmiş öğretmenler mücadele yerine verilenle yetinmek durumuna gelmiş.

“Bu sistemde dar gelirliler hariç, üretici firmalar, ihracatçılar kâr ediyor, çarklar dönüyor.” Maliye Bakanı Nebati’nin geçen günlerde söylediği bu sözler itiraf niteliğindedir. Ülkede olan bitenin özetidir. Nebati biz sermaye sınıfının, büyük patronların, iş birlikçi tekellerin temsilcisiyiz, onlar için çalışıyoruz diyor. Milyonlarca işçi ve emekçinin yoksulluğu, açlığı pahasına çarklar dönüyor. Öğretmen, bu çarkların dönmesine biat edip hizmet mi edecek? Yoksa kaderini bu ülkenin işçileri, emekçileri, yoksulları, kadınları, gençleri, ezilenleriyle birleştirip mücadele mi edecek? Evet, cevaplanması gereken soru budur.

Eğitim emekçilerinin yüz yıllık mücadele tarihi boyun eğmenin değil, hak ve özgürlükler için ayağa kalkıp mücadele etmenin tarihidir. Biz ağzımıza sürülen bir parmak bala, bir rüşvete boyun eğmeyeceğiz. Haklarımız, özgürlüklerimiz için mücadele edeceğiz. Öğretmenin yolu işçi sınıfının yoludur. Tüm ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, eşit işe eşit ücret verilmesi, sınava dayalı ezberci, gerici, dinci, rekabetçi, ırkçı eğitim sisteminin son bulması, parasız, bilimsel, kamusal, laik, ana dilinde eğitim için, güvenceli iş, güvenli gelecek için bütün kamu emekçilerini ve eğitim emekçilerini birleşmeye, örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz. Sözlerimi eğitim emekçilerinin onurlu mücadelesinin öncülerinden Fakir Baykurt’un çağrısıyla bitirmek istiyorum: “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen el açmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen ders verir.”

Evrensel


Sizin Tepkiniz Nedir?

Üzgün Üzgün
3
Üzgün
Sevmedim Sevmedim
2
Sevmedim
Şaşkın Şaşkın
3
Şaşkın
Korkunç Korkunç
2
Korkunç
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Mutlu Mutlu
3
Mutlu
Sevdim Sevdim
0
Sevdim
Komik Komik
0
Komik

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube and Vimeo Embeds
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı