Sendikalar temsil ettikleri işçi ve memurlara yıllardır ihanet mi etti?

Çalışma Bakanı Vedat Bilgin’in Tv’de söylediği “Bütün sendikalarla görüştüm. Bana gelen en önemli şey, dediler ki ‘siz 8 bin liranın ne kadar üzerinde asgari ücret verirseniz biz o kadar zor durumda kalırız.’ İşçi sendikaları dedi. Neden, çünkü bizim toplu sözleşmelerde aldığımız ücreti aşmanızı istemiyoruz. O zaman sendikalar fonksiyonsuz hale gelirler. Türkiye’de ilk kez burada söylüyorum. Sendikalar 8 binin çok üzerine çıkmayın dediler. Sendikalarımızın bu konuda daha pazarlıkçı, aktif olmaları için söylüyorum. Bazı konfederasyonlarımız 10 bin, 13 bin gibi rakamlar söylediler.” sözler” yoksa memur sendikaları da yıllardır böyle yaptı da maaşlar bu şekilde düşük kaldı tartışmalarına neden oldu.

Daha önce yaptığımız haberlerde 2010 yılından bu yana öğretmen maaşlarının nasıl asgari ücret karşısında eridiğini uzun uzun anlatmıştık.

Son toplu görüşmelere yetkili sendika aşağıdaki dağ gibi taleplerle gelmişti:

*Kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerinin; 2022’de %21, 2023’te %17,
iki yıllık sürede toplamda %38 artırılmasını

* Kamu Görevlilerinin Ekonomik Büyümeye Katkısı Görülmeli ve İki Yıl İçin Toplamda %6 Refah Payı Verilmeli.
Kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine, 01.01.2022’de %3 ve 01.01.2023’te
%3 olmak üzere toplamda %6 Refah Payı artışı yansıtılmalı.

*5. Dönem Toplu Sözleşmenin Zararları Görülmeli, 600 TL Seyyanen Zamla Kayıplar Giderilmeli.
Kamu görevlilerinin maaşlarına/ücretlerine, Hakem Kararıyla üretilen 5. Dönem Toplu Sözleşmenin oluşturduğu maaş-gelir kaybını tazmin etmek amacıyla net 600 TL tutarında Seyyanen Zam yapılmalı.

Ancak yapılan toplu görüşmelerde dağ fare doğurmuş ve aşağıdaki şartlar kabul edilmişti:

Memur ve memur emeklisinin maaşına 2022’nin ilk altı ayı %5, ikinci altı ayı %7, 2023’ün ilk altı ayı %8, ikinci altı ayı %6 ve enflasyon farklarından oluşan zam yapılmasına…

Ve hiçbir sözleşmede sözleşmede verilen rakamlar uygulanmamış her seferinde TÜİK enflasyonunun dediği ücret kabul görmüştür.

Masaya oturulan rakamla anlaşılan rakam arasında %40 %50`li rakamlarda farklar kabul edilebilir de her toplu sözleşmede %500’lü rakamlara şaşırıyorduk.

Sayın Çalışma Bakanının açıklamalarından sonra meselenin özü yani sendikaların memur ve işçiye nasıl ihanet ettikleri aşikar olmuş oldu.

“Sendikalar temsil ettikleri işçi ve memurlara yıllardır ihanet mi etti?” üzerine bir yorum

  1. Elbette ki ihanete uğruyor emekçi.. bunun en bariz göstergesi aslında herkesin gözünün önünde ama emekçilerin her nedense fark edemedikleri problemin başında sendikalara MÜDÜR ünvanlı çalışanların da üye olabilmesi.. Üye oldukları yetmezmiş gibi hatta bir de üstüne üstlük sendika yönetimlerinde yönetici pozisyonlarını da idarecilerin işgal etmesi.. Bu hiç normal bir durum değildir.. Çünkü Müdür, müdür Yardımcısı vs aslında EMEKÇİ DEĞİL İŞVEREN tarafını temsil eden makamlar demektir.. Bir diğer büyük problem ise Sendika yönetiminde aktif rol alan Başkan vb konumdaki kişilerin VEKİLLİK adayı olmalarıdır.. Demokratik bir hak elbette seçilme hakkı ancak bir kişi düne kadar EMEKÇİ temsilcisi iken saf değiştirerek İŞVEREN tarafına geçmiş oluyor.. Bu çok tuhaf bir durum .. Acaba bu şekilde bir sendika başkanını aday olarak kabul eden siyasi bir partiye ya da sendikaya emekçilerin bir tavır geliştirmeleri gerekir mi??

    Cevapla

Yorum yapın